Tarım sektörünün gelecek 10 yılı nasıl şekillenecek?

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel tarımın gelecek 10 yıldaki fotoğrafını çekti.

2016-2025 Tarımsal Görünüm Raporu‘nu yayımlayan OECD ve FAO, yaptıkları ortak bir çalışma ile küresel tarım ve gıda sektörüne ilişkin değerlendirme ve tahminlerde bulundu.

Raporda 41 ülke ve 12 coğrafi bölgeye yönelik başlıca tarım ürünleri için arz, talep, ticaret ve fiyat tahminlerine yer veriliyor.

Raporda değerlendirmeye alınan 10 yıllık dönem (2016-2025) boyunca, gıdaya yönelik talep büyümesinin zamanla yavaşlaması bekleniyor.

Talep artışını destekleyen en önemli unsur olan küresel nüfus artışı yavaşlarken, gelişmekte olan ekonomilerdeki gelir artışının zayıf olacağı tahmin ediliyor.

Önümüzdeki 10 yıllık dönemde, gelişmekte olan ülkelerdeki artan tüketimin, tüm dünyadaki yeterli beslenemeyen insan sayısını 788 milyondan 650 milyona düşürmesi bekleniyor.

Bu düşüş, yetersiz beslenenlerin dünya genelindeki oranının yüzde 11’den yüzde 8’e inmesi anlamına geliyor.

Öte yandan birçok ülke aynı anda yetersiz beslenme, obezite ve mikrobesin eksikliği gibi beslenme sorunlarıyla karşı karşıya kalacak.

Gıdaya yönelik artan talebin üretkenlik artışı ve tarım alanları ve canlı hayvan sayısındaki makul artışlarla karşılanması bekleniyor. Ürün artışının yüzde 80’inin verim iyileştirmeleri yoluyla sağlanması bekleniyor.

Latin Amerika ve Sahra Altı Afrika’nın bazı bölgelerinde, tarımsal alanları sürdürülebilir bir şekilde arttırma yönünde bazı faaliyetler var.

Yavaş olması beklenen genel piyasa büyümesiyle birlikte, tarım ticaretinin önceki 10 yıllık dönemin yarısı hızında büyümesi bekleniyor. Doğal kaynakları bol olan ülke sayısının az olması, küresel gıda güvencesinin sağlanması konusunda ticaretin daha önemli hale geleceğini gösteriyor.

TARIMSAL İHRACATTA TEKELLEŞME TEHDİDİ

Birçok tarım ürününde, küresel ihracatın birkaç önemli tedarikçi ülkede yoğunlaşması bekleniyor. Rapor kapsamındaki tüm ürünler için, 5 büyük ihracatçı ülkenin toplam ihracatın en az yüzde 70’ini gerçekleştirmesi bekleniyor. İthalat konusunda böyle bir yoğunlaşma söz konusu değil.

Arz ve talebin bir arada büyümesi nedeniyle, gerçek tarım fiyatlarının çok değişmeden kalması bekleniyor. Buna karşın, talep bileşimindeki ve tedarik koşullarındaki değişimleri yansıtan bazı fiyat hareketlerinin görülmesi bekleniyor.

Genel olarak, canlı hayvan fiyatlarının tarım ürünü fiyatlarına kıyasla artması, iri taneli tahılların ve yağlı tohumların fiyatlarının da temel gıda ürünlerine kıyasla artması bekleniyor.

FAO ve OECD’nin ortak raporuna göre tarih boyunca tekrarlayan bazı olayların devam etmesi durumunda önümüzdeki 10 yılda ciddi bir fiyat dalgalanması yaşanması şansı oldukça yüksek. Sıra dışı hava koşullarının görülme sıklığının artması durumunda, iklim değişikliği de bu belirsizliğin artmasına neden olabilir.

Tüm bu unsurların yanında birçok politika belirsizliği de mevcut.

Bunlardan biri, Çin’in kısa bir süre önce duyurduğu, yurtiçi fiyatların belirlenmesini ve stokların yönetimini kapsayan tahıl politikası.

Yayımlanan raporda, Çin’in bu değişimler sayesinde, uluslararası piyasalarını etkilemeden mısır konusunda kendine yeten bir konuma gelebileceği varsayılıyor.

Bir Cevap Yazın