FAO’dan Türkiye’ye ‘aşırı beslenme’ uyarısı!

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) yeni bir rapor yayımladı.

Son rapor, gıda tüketimine yönelik değişimin insan sağlığına etkilerini ortaya koyuyor. 

Rapora göre, ekonomik büyüme ve kişi başına gelirlerdeki artışın Avrupa ve Orta Asya’da açlığı ortadan kaldırırken, ülkelerin daha varlıklı hale gelmesiyle değişen tüketim alışkanlıkları başka sağlık tehditlerine yol açıyor.

FAO raporu, bu noktada aşırı kilo ve obezite ile bunların getirdiği hastalıklara dikkat çekiyor.

Gıda Güvensizliğine Bölgesel Bakış: Avrupa ve Orta Asya başlıklı rapor şu konularda ülke verilerini analiz ediyor: Besin enerjisi arzı ve yetersiz beslenme göstergeleri. Vücut gelişimin durması ve zayıflık, kansızlık, aşırı kilo ve obezite ile insanların ortalama olarak neler yediği bu göstergelerden başlıcaları.

Rapor, ülkelerin ağırlıklı olarak yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği ile mücadelede görülen gelişimin ardından artık artan besin yağı, şeker, et, süt ürünleri ve işlenmiş gıda kaynaklı dejeneratif hastalıklarla uğraşan bir düzene işaret ediyor.

Bu geçişe sıklıkla daha hareketsiz ve oturularak geçirilen bir hayat tarzı eşlik ediyor.

TÜRKİYE EN FAZLA TUZ TÜKETEN ÜLKELERDEN

Raporda Türkiye ile ilgili paylaşılan bilgilerden birisi günlük tuz tüketimi.

Batı ve Baltık ülkelerinde günlük tuz tüketimi 5-10 gram arasında değişiyor. Ancak Avrupa’nın diğer kesimlerinde bu oran yükseliyor.

Bu oran Çek Cumhuriyeti’nde 13.6, Macaristan’da 14.8 ve Türkiye’de ise 18 gram olarak görülüyor.

Rapor, bu ülkelerin günlük tuz kullanım değerlerini düşürmek için önlem almaya başladığını belirtirken ekmekteki tuz oranının en yüksek olduğu ülkenin Türkiye olduğu hatırlatılıyor.

Türkiye “aşırı beslenme” grubunda yer alıyor

Raporda ülkeler kötü beslenme özelliklerine göre şu dört gruba ayrılıyor:

(1) Yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği yaşayan ülkeler;

(2) ‘Üçlü yük’ olarak adlandırılan ve yetersiz beslenme, mikrobesin eksikliği ve aşırı beslenme yaşayan ülkeler;

(3) Aşırı beslenme yaşayan ülkeler,

(4) Daha az endişeli ülkeler.

Türkiye bu dört kategoriden ‘aşırı beslenme’ grubunda yer alıyor.

Raporda kullanılan göstergelerden birisi de Besin Enerjisi Arzı (DES) Yeterliliği.

Bu gösterge bir ülkede kişi başına kalori cinsinden tüketime hazır gıda miktarı ile günlük besin enerjisi gereksinimi karşılaştırılarak ölçülüyor.

Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde bu oranın ortalaması yüzde 130 çıkarken, söz konusu değer Türkiye için yüzde 156 olarak ölçüldü.

FAO’nun raporuna göre Türkiye, bu oran ile zirvedeki beş ülkeden birisi oldu.

RAPORDA ÖNE ÇIKAN NOKTALAR

FAO ekonomisti ve raporun yazarı David Sedik, “Gelirler yükselirken beslenme düzenlerinin izini sürdüğümüzde şunu bulduk:  Tatlandırıcılar, bitkisel yağlar ve hayvan ürünlerinden çıkarılan toplam kalori payı artarken, tahıllardan gelenlerin payı düşüyor. Önemli nüanslar var ama genel eğilim açık” dedi.

Bir başka deyişle, veriler, tatlandırıcı, bitkisel ve hayvansal yağ içeren besinlere doğru bir ilerleme görülürken hububatlarda düşüş yaşandığını ortaya koyuyor.

Rapora göre, bu da yetersiz beslenme meselelerinin bu bölgede büyük ölçüde üstesinden gelindiği anlamına geliyor.

Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde yaşayan nüfusun yüzde 7’sinde ana beslenme sorunu yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği olarak karşımıza çıkıyor. Buna karşın, demir, A vitamini ve çinko gibi mikrobesin eksiklikleri ve aşırı kilo ve obezite ile ölçülen aşırı beslenme sorunları ise artış gösteriyor.

FAO’ya göre bölgede yaşayan halkın bugün yüzde 13’ü “üçlü yük” olarak adlandırılan üç beslenme probleminden (yetersiz beslenme, mikrobesin eksiklikleri ve aşırı beslenme) üçünün de sıkıntısını çekiyor.

Raporda ortaya çıkan daha da endişe verici durum ise Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde yaşayan nüfusun yüzde 57’sinde ana kötü beslenme sorunu olarak aşırı beslenmenin ortaya çıkması. Yapılan çalışmalara göre bölgedeki nüfusun yüzde 70’i ya üçlü kötü beslenmeden ya da aşırı beslenmeden muzdarip.

Öte yandan durum durağan değil.  Yetersiz beslenen grupta yer alan ülkeler “üçlü yük” kategorisine girme yolunda.

Raporun yazarı Sedik “Daha fazla ülke ‘üçlü yük’ kategorisine geçerken sağlık harcamaları daha fazla diyabet, kalp hastalığı ve diğer bulaşıcı olmayan besin hastalıklarından kaynaklı yüksek sağlık hizmeti masraflarıyla uğraşmak için hızlı şekilde ve önemli miktarda artmak zorunda kalacak” diyor.

Raporun ilk kısmı sorunları ortaya koyarken, ikinci bölümü çözüm yollarına ayrılmış.

Yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği yaşayan gruptaki ülkeler için gıda güçlendirmesi bir politika seçeneği olarak sunuluyor.

Rapora göre sütün D vitamini, iyotlu tuz, demirli buğday unu, folik asit ve tiyamin ile güçlendirilmesi bu yaklaşımın örneklerinden. Bu yaklaşım, Orta Asya’da çocuklarda mikro besin tüketiminin iyileştirilmesinde kritik bir harekete geçirici olarak görülüyor.

FAO’nun diğer politika tavsiyeleri ise şöyle:

  • Besin değerini geliştirmek için uygun popüler gıdaları yeniden düzenlemek
  • Sağlık derecesine bağlı olarak gıda fiyatları üzerindeki vergi ve devlet desteğinin değiştirilmesi
  • Sağlıklı ve dengeli beslenmenin nelerden oluştuğunu anlatmak için insanlara beslenme eğitimi vermek
  • Daha etkili gıda güvenliği sistemleri, gıda güvenilirliğinde standart sağlanması, sıhhi, bitki sağlığı ve hijyen düzenlemeleri
  • Gıda ürünlerinin daha besinsel şekilde etiketlenmesi
  • Çek ve gıda desteği programları, gıda transferi ve nakit transferi programlarını içeren gıda yardım programları

FAO Genel Direktör Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Temsilcisi Vladimir Rakhmanin “Bu bölgede özellikle Orta Asya ve Kafkas ülkeleri yetersiz beslenmeyi azaltmada olağanüstü ilerleme kaydettiler. Ama bugün artık insanların yeterli kalori tüketip tüketmediğinin ötesini düşünmek durumundayız. Bizim her çocuk, kadın ve adam için özellikle de çocuklarımız için teminat altına almak istediğimiz şey dengeli ve sağlığı teşvik eden bir beslenme” diyor.

 

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

Bir Cevap Yazın