Ekmek ekonomisi

Enflasyonda ‘gıda etkisi’ gündemin sıcak konusu…

Şimdi de gözler ekmeğin fiyatında…

Zira zam yolda…

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Başkanı Eren Günhan Ulusoy’un ekmeğe zam geleceği yönündeki açıklamasıyla fitil ateşlendi.

Ulusoy, artan maliyetler, iklim değişikliğine bağlı rekolte ve kalite kaybını da gerekçe göstererek un fiyatına yüzde 10-15 bandında zam geleceği sinyalini verdi.

Bunun da ekmeğe yüzde 30 oranında etkisiyle ekmek fiyatlarının 15 kuruş civarında artacağını söyledi.

Bugün de Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, ekmeğe zam geleceğini teyit etti.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Tarım Bakanlığı yetkilileriyle yaptığı görüşme sonrası açıklama yapan Balcı, ekmek fiyatlarında artışın gündemlerinde olduğunu belirterek, “Yeni belirlenecek olan kilogram başına azami ekmek fiyatı enflasyonun üzerinde olmayacaktır. Halkın tedirgin olmasını gerektiren bir durum söz konusu değil” dedi.

Balcı, zammın gerekçesi olarak da girdi maliyetlerindeki yükselişi gösteriyor.

Kasım 2015’ten bugüne kadar ekmek fiyatlarında bir değişikliğin söz konusu olmadığını savunan Balcı, “Fakat geçen zaman zarfında akaryakıtta yüzde 28, maya fiyatında yüzde 25, SGK primlerinde yüzde 23 artış oldu. Fırıncı esnafının maliyetler karşısında dayanacak gücü kalmadı. Fiyat artışı yapmak zorunlu oldu” dedi.

Balcı, her ne kadar Kasım 2015’ten bu yana zam olmadığını savunsa da TÜİK verileri öyle demiyor.

Resmi verilere göre ekmek fiyatı Kasım 2015’ten bu yana yüzde 28 artmış.

Ekmek fiyatının son 1 yıldaki artışı yüzde 10 seviyesinde.

ŞUBATTA GİZLİ NİSANDA AÇIK ZAM

Hatırlayacağınız üzere bu yılın Şubat ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Halk Ekmek, ekmek fiyatlarına ‘dolaylı’ yoldan zam yaptı.

Ekmek gramajı 300 gramdan 250 grama çekilmiş ve fiyatta değişikliğe gidilmemişti.

Yine bu yılın nisan ayında ise birçok ilden ekmeğe zam haberleri gelmişti.

Şanlıurfa, Kayseri, Tokat, Manisa, Sinop, Isparta, Aydın, Muş gibi pek çok ilde ekmeğe yüzde 10-20 arasında zamlar gerçekleşmişti.

EKMEK SEPETİN EN AĞIRI

Tüketici Fiyat Endeksine baktığımızda ana harcama grupları arasında gıda ve alkolsüz içeceklerin ağırlığı yüzde 23,03 seviyesinde.

Yani neredeyse sepetin dörtte birini gıda oluşturuyor.

Alt ve orta gelir grubunun gıda harcamalarına ayırdığı pay, söz konusu ortalamanın daha da üzerinde.

Gıda ürünleri açısından ekmek ise Türkiye’de en temel ve vazgeçilmez besin ögelerinin başında geliyor.

Ekmeği, neredeyse pilav ve makarnanın yanında dahi yiyecek kadar çok seviyoruz.

Sofrada ekmek olmazsa doyduğumu anlamıyorum” lafını etrafınızdan işitmişsinizdir.

Aslında bu durum bize özgü değil…

ÇİN, HİNDİSTAN, RUSYA, MEKSİKA NE YİYOR?

Her ülke için vazgeçilmez, temel gıda ürünleri vardır.

Mesela Çin’de pirinç temel tüketim maddesidir. Çok tüketildiği için fiyatı herkes açısından önemlidir.

Hindistan’da kuru soğan sofraların olmazsa olmazıdır. Ülkede ne zaman ekonomik sıkıntı ortaya çıksa gündeme gelen ilk konu ekmek, su, benzin fiyatları değil soğan fiyatları olur.

Hatırlarsanız en son 2013 yılında soğan fiyatları 5 kat artınca Hindistan’da hükümet zor duruma düşmüştü.

Rusya’nın olmazsa olmazı patatestir.

Rus halkı patates tüketmeyi çok sever.

Meksikalılar ise et ve fasulyesiz sofraya oturmazlar.

Özellikle kahvaltıda bizim gibi zeytin, peynir domates, salatalık gibi gıda ürünleri yerine fasulye püresi ve et ağırlıklı bir menüyü tercih ederler.

Dönelim bize…

4 kişilik aile üzerinden baktığımızda bazı evlere günde 1-2 ekmek girerken, bazı evlere 6-7 ekmek giriyor.

Ve 6-7 ekmek giren ailelerin sayısı hiç de az değil.

O yüzden ekmek, tüketici fiyat endeksinde gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ağırlığı en fazla olan ürün olarak karşımıza çıkıyor.

Ekmeğin sepetteki ağırlığı tek başına yüzde 2,11 seviyesinde.

Ona en yakın ağırlık dana etinde… O da yüzde 1,78…

Mesela bugünlerde hala gündemde olan patateste bu oran yüzde 0,47 ve kuru soğanda yüzde 0,22 seviyesinde.

EKMEK ÜRETİMİNDEKİ HAMMADDELER VE MALİYETLER

Ekmek üretiminde en önemli hammadde girdileri arasında un gösterilir.

Fırıncı esnafının maliyetlerinde unun payı yüzde 30-33 civarındadır.

Tabii buna maya, su, tuz gibi diğer hammaddeleri eklerken maliyet hesaplamasına enerji, ulaşım, kira, işçilik, sigorta, kira gibi kalemleri de eklemek lazım.

Zira bu kalemler de maliyetlerde önemli belirleyiciler.

HER YIL 1,5 MİLYAR TL ÇÖPE GİDİYOR

Ekmek fiyatındaki zammı konuşurken konunun üretim ve israf tarafına da bakmamız lazım.

Türkiye’de günlük yaklaşık 101 milyon adet ekmek üretiliyor.

Bunun 96 milyon civarı tüketiliyor.

Geriye kalan 5 milyon ekmek ise maalesef her gün çöpe gidiyor.

Bu israf, geçtiğimiz yıllarda 6 milyonu aşıyordu.

TMO ve STK’ların kampanyalarıyla kısmen geriledi.

Ama israfın faturası hâlâ çok ağır.

Hesaplamalara göre, ekmek israfı yüzünden yılda 1.5 milyar lira çöpe gidiyor.

Türkiye, her yıl 1,5 milyar lirayı çöpe atacak kadar zengin bir ülke değil.

Kaldı ki zengin olmak da israf etmeyi gerektirmiyor.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

Bir cevap yazın