Cumhurbaşkanı Erdoğan: Domates, biber fiyatı açıklandığında ağrıma gidiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Milli Tarım Projesi toplantısında tarım sektörüne yönelik önemli açıklamalarda bulundu. 

Havza bazlı üretimi destekleme ve hayvancılıkta yerli üretimi destekleme adıyla iki başlık altında hayata geçen Milli Tarım Projesi’ne hep birlikte sahip çıkılması çağrısı yapan Erdoğan, “Anadolu, dünyanın en kadim tarım ve hayvancılık coğrafyası olmasına rağmen maalesef bugün her iki konuda da olmamız gereken yerin epeyce uzağındayız” dedi.

“Topraklarımız var ama doğru planlama yaparak, yeterli teknik destek sağlayarak hakkıyla değerlendiremiyoruz” diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Meralarımız var ama et fiyatları almış başını gidiyor. İhtiyacımızı karşılayabilmek için ithalat yapmak zorunda kalıyoruz. Bu, kabul edilebilir bir manzara değildir.”

“DOĞAL GÜBREYE DÖNMEK DURUMUNDAYIZ”

Gübre sektörünün geleceğine yönelik de önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Özellikle topraklarımız noktasında, şu azotlu gübre ile topraklarımızı mahvettik. Ve topraklarımız su ile buluştuğu zaman maalesef çamur olup akıp gidiyor. Doğallıktan uzak, tüm hastalıkların temelinde de o gübreleme yatıyor. Şimdi bu reformla birlikte bana göre biz doğal gübreye dönmek durumundayız. Doğal gübreye dönerken de çöp atıklarını kompost gübreye çevirmek suretiyle bunları gübrelemede rahatlıkla kullanabiliriz. Ve böylece kimyevi azotun tehdidinden tüm tarımsal gıdalarımızı kurtarabiliriz” diye konuştu.

Bunun üzerinde çalışma yapılmasının faydalı olacağını belirten Erdoğan, “30 büyükşehir belediyesi bu konuda adımlar atsa ve kompost gübre üretimini hızlandırsa, buradan çok büyük nimet elde ederiz. Ve bunları biz kendimiz üretiriz” dedi.

“ORTADA BİR SORUN VAR”

Türkiye’nin 2003-2015 arasında yılda ortalama yüzde 4,7 büyürken tarımda bu oranın yüzde 2,3 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Erdoğan, “Türkiye’nin ihracatı ve ithalatı 4 kat artarken tarımsal ürünlerde ihracat artışı bu rakamın altında kalmış ama ithalat artışı bunun üzerine çıkmıştır. Tarımsal hasılada Avrupa’da 1 numara olmamız, gerçek potansiyelimizi kullanabildiğimiz anlamına gelmiyor. Bölgesini ve hatta tüm dünyayı doyuruyor olması gereken Türkiye’nin gıda ve et ithalatı yapıyor olması ortada bir sorun olduğunun işaretidir” açıklamasında bulundu. 

Mili Tarım Projesi ile bu sorunların çözümünde önemli bir adım atılmış olduğunu kaydeden Erdoğan, “Yeni destekleme modeli sayesinde ülke olarak aslında imkanlarımız yeterli olduğu halde plansız, programsız iş yapılması sebebiyle sık sık karşılaştığımız arz açığı veya arz fazlası sıkıntısının geride bırakılacağına inanıyorum” dedi. 

Erdoğan, hayvancılıkta illere ve hayvan türlerine göre belirlenen teşvik modelinin de fiyatların dengelenmesi ve ithalatın önlenmesi noktasında beklentileri karşılayacağını söyledi.

“DOMATES, BİBER FİYATLARI AÇIKLANDIĞINDA AĞRIMA GİDİYOR”

“Enflasyon hedeflerine ulaşamamamızın en önemli sebebi gıda fiyatlarıdır” diyen Erdoğan, “Enflasyon rakamları açıklandığında ve domates, biber fiyatları söylendiğinde bunlar ağırıma gidiyor. Biz bu noktada domatesten, biberden dolayı enflasyonda olumsuz etkilenmememiz gerekir, bunu rahatlıkla aşmamız gerekir. Bu topraklar bu kadar verimli, bereketli olacak ve biz hâlâ domates, biber fiyatından dolayı sıkıntı yaşayacağız. Bu olmaz, bunu aşmamız lazım” diye konuştu. 

“ENVAİ ÇEŞİT PEYNİR ÜRETİP DÜNYAYA PAZARLAYACAĞIZ”

Türkiye’de sebze ve meyve çeşitlerinin de artırılması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, “Bizim sebzede çeşitlerimizin çok artması lazım. 19 sebze çeşidi nedir? Bunu artıracağız. Meyve çeşitlerini artırmamız lazım. Adamlara gidiyorsun, bakıyorsun masaya, peynirlerin envai çeşidini getiriyorlar. Bizde niye olmuyor? İstediğimiz peyniri yaparak ve çeşidini de artıracağız. Envai çeşit peynir üretip bunları dünyaya pazarlayacağız” dedi.

TARIMDA ‘PLANLAMA’ VURGUSU

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim de günümüz şartlarına uygun bir anlayışla vatandaşımızın gıda konusunda eksiklik yaşamasının önüne geçecek ve fiyatları dengede tutacak bir sistemi kurmamız gerekiyor. Peygamberlerin mesleği olan çiftçiliği ve çobanlığı teknolojinin tüm imkanları ile destekleyerek, doğru planlamayla, yönlendirmeyle, bilgilendirmeyle teşvik ederek ülkemizde hak ettikleri konuma getirmeliyiz.”

“Çobanlığı hafife almayın, çobanlığın felsefesini anlamayan, onun psikolojisini bilmeyen insan yönetemez” diyen Erdoğan, “Ben de bir çobanım. Sevgililer sevgilisi hadisinde buyuruyor: ‘Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüklerinizden mesulsünüz’ buyuruyor peygamber efendimiz. Bunu anlayan anlar, anlamayan anlamaz. Anlamayanın geldiği durum belli. Biz işimize bakalım” ifadelerini kullandı.

İrfan Donat

Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

Başbakan Yıldırım: Kimyasal gübre işinden çıkacağız

Bir Cevap Yazın